
Hatırlarmısınız bir dönem ülkemizde her eve günde en az bir, hatta birkaç gazete girer olmuÅŸtu. Åžimdilerde ise durumun böyle olduÄŸunu sanmıyorum. Bunun sebebi de halkımızın cahilleÅŸmesi, gazete okumayı bırakması falan deÄŸil. O zamanlarda da gazete için deÄŸil, gazetenin hediyesi 12 kiÅŸilik yemek takımı için gazete alınırdı. A gazetesi 6 kiÅŸilik yemek takımı verdiÄŸinde, B gazetesi 6+1′i verdiÄŸini duyururdu. Ertesi gün A gazetesi 6 kiÅŸilik yemek takımı için süper kupon verdiÄŸini, yoÄŸun ilgiye teÅŸekkür olara yemek takımını 12 kiÅŸiliÄŸe çıkardığını duyururdu. Süper kuponu mega kupon, süper mega kupon ve herkül kupon takip ederdi. Yemek takımları, sözlükler, ansiklopediler, masaj aletleri ve daha onlarca ıvır zıvır gazeteler sayesinde evimize girdi. Bu savaÅŸlar o kadar kızışmıştı ki, gazeteler kuponla hediye vermesi yasaklanınca, 109 gün taksitle ansiklopedi alanlara günlük gazeteleri hediye etme gibi cin yöntemler buldular.

Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez! Atalarımız boşuna söylememiş. İster kabul edin ister etmeyin günlük hayatımızda oldukça geçerli olan bir atasözü bu. Kimi zaman tavuğu alan taraf oluyoruz, kimi zaman ise kazı kovalayan taraf. Bence bu atasözü müşteri memnuniyetini ve müşteri sadakatini de çok güzel tanımlıyor. Bizim olmayan müşteriyi kazanmak, müşteriyi elde tutmak, uzun vadeli ilişkiler kurmak ve bağlılık yaratmak için tavuğu esirgememek şart. Bütün bunlar için doğrudan ve dolaylı masraflardan kaçmamak, kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gerekiyor.

Bu yazının baÅŸlığı “Kelimelerin önemi” olsa idi muhtemelen daha az ilginizi çekerdi. Bu yazıdan daha öteye gidersek, bir kitap çıkaracağınızı, blogunuza bir yazı yazacağınızı, bir çok kiÅŸinin bulunduÄŸu bir gruba e-posta atacağınızı veya bir kiÅŸisel geliÅŸim eÄŸitimi açacağınızı düşünün. Bu amaçla aynı içeriÄŸi (içerik deÄŸiÅŸse de aynı mesajı) farklı baÅŸlıklarla insanlara sunabilirsiniz.
Bundan önceki yazıda arama motorlarının sitenize gelecek ziyaretçilere olan büyük katkısından ve arama motorlarında üst sıralara yükselmek için (hatta arama motorlarında yer almak için) ilk yapılması gerekenlerden bahsetmiştim. Yazının bu bölümünde ise anahtar kelime seçimi ve bunları vurgulama konusuna değineceğim.

Öncellikle bu yazıda bahsi geçen klavyenin yalnızca bir prototip olduğunu ve henüz üretime geçmediğini belirteyim ki çok fazla heyecana kapılmayın. Peki nedir bu klavyenin özellikleri? Klavyemiz 103 tuşlu, düzeltiyorum 103 ekranlı. Bu klavyenin tuşları değil, ekranları var. Tamamen programlanabilir 103 tuşlu (ekranlı) bu klavyede harflerin yerini istediğiniz gibi değiştirebilir, istediğiniz harfi karartabilir. Oynadığınız oyuna göre belirli tuşları aktif (ve renkli) hale getirebilir, istediğiniz herhangi bir tuş (veya fazladan eklenmiş tuşlara) istediğiniz bir resmi koyabilir ve bu tuşa basıldığında ne yapılacağını belirleyebilirsiniz. Yazarak anlatılacak gibi olmadığı için sizi resimleri ile başbaşa bırakayım