Evren Bal tarafından yazıldı
Bu yazının başlığı “Kelimelerin önemi” olsa idi muhtemelen daha az ilginizi çekerdi. Bu yazıdan daha öteye gidersek, bir kitap çıkaracağınızı, blogunuza bir yazı yazacağınızı, bir çok kişinin bulunduğu bir gruba e-posta atacağınızı veya bir kişisel gelişim eğitimi açacağınızı düşünün. Bu amaçla aynı içeriği (içerik değişse de aynı mesajı) farklı başlıklarla insanlara sunabilirsiniz.
Yazıya geçmeden önce size bir hikayem var; Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde arada sırada bloguna birşeyler karalayan bir adam varmış. Bu adam uzunca zaman bloguna yazıp durmuş, sonra yavaş yavaş yazmaktan soğumuş. Bahanesi çokmuş bu adamın, “İşlerim bu ara çok yoğun, yazıyorum ama sanki boşa yazıyorum, kaç kişi okuyor ki zaten” vs. vs. vs. Bloga uzun süre yazı yazmayan bu adam, artık neredeyse böyle bir blogunun olduğunu bile unutmuşken “Alıntı mı yapacaksınız” yazısına yazılan bir yorum e-mail adresine gelmiş. Yazdığı bir yazıdan faydalanıldığını öğrenince birden çok sevinen bu kişi ilk yazmaya başladığı günlerdeki heyecanını hatırlamış. Aylardır girmediği blogunun yönetim paneli şifresini güç bela hatırladıktan sonra, biraz etrafı kurcalamış. O da ne? “Sitede yeni birşey yazıldığında haberdar olmak isteyen 268 kişi var, ben yokken buraya uğrayan çok olmuş” diye düşünmüş. Sevinci katlanan bu kişi tekrar yazmaya karar vermiş ve başlamış durumu anlatan bir hikaye yazmaya.
Bugüne kadar hiç bi hikayenin baş kahramanı olmamıştım, tembelliğim sayesinde bu da oldu. En son yazımı yazdığım 19 Aralık 2006′dan bu yana 7 ay 11 gün geçti. Sanırım artık tembelliği bırakıp tekrar yazmaya başlama zamanı geldi. Bu hikayeyi başlatan Sayın Mehmet Ayhan Dayoglu‘na çok teşekkür ederim. ( Müşteriler Velinimetimiz de Hepsi Kârlı mı? )
VE İŞTE DİKKAT ÇEKMEK İÇİN HER ZAMAN İŞE YARAYAN TEK YÖNTEM!!!
İnsanların dikkatini çekmek için bir çok araç ve yöntem var. Yukarıdaki başlığı kalın olarak yazmam dahi dikkat çekmek için kullanılabilecek bi yöntem. Fakat ben görsel veya işitsel öğeleri bir tarafa bırakıp verilen mesajla dikkat çekmekten bahsetmek istiyorum. Bu yazının başlığı “Kelimelerin önemi” olsa idi muhtemelen daha az ilginizi çekerdi. Bu yazıdan daha öteye gidersek, bir kitap çıkaracağınızı, blogunuza bir yazı yazacağınızı, bir çok kişinin bulunduğu bir gruba e-posta atacağınızı veya bir kişisel gelişim eğitimi açacağınızı düşünün. Bu amaçla aynı içeriği (içerik değişse de aynı mesajı) farklı başlıklarla insanlara sunabilirsiniz. Örneğin;
Satışta başarılı olmak için ipuçları.
Satışla ilgili bildiğiniz herşey aslında yanlış.
Müşterileri sıraya sokacak en önemli etken.
Başarısızlığa son verip satış yapmaya başlamak.
Satış nedir, nasıl yapılır?
Sizce bu başlıkların hepsi aynı etkiyi yaratır mı? Bana soracak olursanız ilk üç başlık diğer ikisine göre çok daha iyi sonuçlar verecektir. Mesajı alan kişi başarısız olduğunu hissetmiyorsa, veya bilinçaltında bunu kabul etmek istemiyorsa, veya “Satış nedir? Nasıl yapılır?” aşamasını çoktan geçtiğini düşünüyorsa istediğiniz sonuca ulaşamayabilirsiniz. (Kitabınızı satın aldırmak, yazınızı okutmak, eğitiminizi satmak vs.) İlk 3 başlık ise, kişinin bilmediği, eksik olduğu ve kendisi için önemli olduğunu hissettiren başlıklar. Bu örneklerden yola çıkarak, bence ürününün adı için de, reklamı için de, hatta kullanma kılavuzunda bile verilen mesajların iyi seçilmesi bu yüzden oldukça önemli. Ürününüz bir gruba attığınız e-posta da olabilir, milyar dolarlık bir pazarda rekabet eden bir otomobilde. Yazı kısa da olsa sanırım anlatmak istediğim açık oldu.
Sizlerde yazacağınız yorumlarla konuyu zenginleştirirseniz çok memnun olurum.