14 Haziran 2006 Çarşamba günü Kamil Koç ‘la yaptığım Akçay-İsanbul yolcuğundaki gizli yolcu deneyimim…
14 Haziran 2006 Çarşamba günü Kamil Koç ‘la yaptığım Akçay-İsanbul yolcuğundaki gizli yolcu deneyimim…
Bu yazı gizli müşteri kategorisi altında yazmış olduğum bir araştırma yazısıdır. Gizli Müşteri araştırmaları hakkında bilgi edinmek , bu kategoride yazılan yazıları nasıl ve niye yazdığımı öğrenmek için buraya tıklayınız.
Çanakkaleye Pamukkale Turizm ile gidip, bir saat sonra mecburiyetten dolayı tekrar İstanbula dönmemiz gerekmişti. Dönüşte tekrar Pamukkale turizm’le İstanbul yolculuğumuzu yapacakken gece boyunca kullanan şöförü (Şöför değişikliği yapmadan) bizi İstanbula götürecek otobüsün şöför koltuğunda görünce biletimizi yakmış ve Kamil Koç’tan bilet alarak İstanbula dönmüştük. Fakat dün Kamil Koç’la yaptığım yolculuğun ertesinde Annem ve Babam’dan hikayenin aslının böyle olmadığını öğrendim. Uykuya ihtiyacı olmadığını, uyumadan ve dinlenmeden Çanakkaleye gidip geri dönebileceğini düşünen şöför Kamil Koç’un şöförüymüş, dönüşte yolculuk yaptığımız firma ise Pamukkaleymiş. Küçük yaşımda yaşadığım ve unutmadığım bu olayda, daha sonraki pazarlama faaliyetleri ile karışıklık yaratmayı beceren Kamil Koç’la 3 senedir seyehat etmiyordum, taaki düne kadar.
Dünkü yolculuğumda yaşadıklarımı anlatmadan önce, dün yolculuğumu Kamil Koç’la yapmamın sebebini açıklayayim. Üç sene kadar önce Kamil Koç’un üst düzey yöneticilerinden biri ile yaptığımız bir sohbette kendisinin ağzından “Biz kendimize Varan’ı, Ulusoy’u ve Boss’u rakip görüyoruz, diğerleri bizim için rakip değil” şeklinde bir cümle duymuştum. Pek inandırıcı gelmediği için bu sohbetten kısa bir süre sonra yaptığım Bursa yolculuğunda Kamil Koç’la yolculuk etmiştim. Otobüsün yarısı boş olduğundan olsa gerek Host veya Hostes’e gerek görülmemiş, muavin ve sanırım ikinci şöför de olan (kısa bir yol olduğu için şöför değişmedi) kişinin yaptığı servis eşliğinde, sıcak içeçek ve kola ikramı ile Bursa’ya gitmiştim. Meyve suyu ve Fanta bittiği için soğuk içeçecek olarak kola ile idare etmemiz gerekiyordu. Beni bundan daha fazla rahatsız eden şey ise yoldan birkaç defa yolcu alınması olmuştu. O yöneticinin sarfettiği idaalı sözden sonra kazık yediğimi düşündüm. Kendisine Kamil Koç otobüsü süsü vermiş başka bir firma ile seyehat etmiş olmasam, Varan, Ulusoy ve Boss’a rakip olan bir firmada böyle bir servis almam imkansız olduğuna göre kazık yemiş olmam kaçınılmazdı.
Gelelim son yolculuğuma; 13 Haziran 2006 günü ailemi araba ile Akçay’a götürdüm, ertesi gün İstanbula dönmem gerektiği için aynı akşam otobüs bileti almaya gittim. Kamil Koç, Varan ve Ulusoy (3 rakip) şubeleri ve tabelaları yanyana idi. Kısa mesafeli bir yolculuk yapmadığım sürece tercihim Kamil Koç’un “rakipleri” olan Varan veya Ulusoy oluyor. Fakat üç sene önce yaptığım yolculuğu hatırlayarak Kamil Koç’ta “Gizli Yolcu” olarak yer almaya karar verdim. (Herşey sizler için :) ) İçeri girip yarın için İstanbula bilet almak istiyorum dediğimde içerideki görevlinin verdiği cevap “Hangi firma için? Kamil Koç’mu?” oldu. Dışarıda koskocaman ve ışıklı Kamil Koç tabelası varken bu soru niye soruluyor bilmiyorum ama evet cevabını verdim. (Aslında niye sorulduğu belli, başka firmalarında acentalığını yapıyorlar ama Varan ve Ulusoy’a kendini rakip kabul eden bir firmada bunun olması bana garip geldiği için yine mi kazık yedim acaba demekten kendimi alamıyorum.) Kamil Koç Akçay Merkez şubesinden üzerinde 29 ytl 25 ykr yazan ama benim 30 ytl ödediğim (ücreti sorduğumda 30 ytl dendi), ve üzerinde “Adı Soyadı”,”Bilet numarası” gibi bölümler için yer ayrılmış ve doldurulması gerekmesine rağmen doldurulmamış (herhalde benim doldurmam gerekiyor) bir ferdi kaza sigortası ile çıktım.
14 Haziran 2006 günü 13.15′de servise binerek, 13.25 gibi Edremit Otobüs terminalinde indim. Servis durup herkes indikten sonra servis şöförü otobüsün ne zaman ve nereye geleceği konusunda bilgi vermediği için arkasından gidip otobüsün hangi perona geleceğini sormam gerekti. (Varan ve Ulusoy’da böyle olduğunu hatırlamıyorum ama ben yanlış hatırlıyor olmalıyım) Neyseki otobüs vaktinde ve servis şöförünün belirtmiş olduğu perona geldi ve İstanbul yolculuğum başlamış oldu. Yolculuk uzun olduğu ve otobüs tam dolu olduğundan olsa gerek (Veya 3 sene içerisinde olan gelişmelerden dolayı) papyon takmış bir hostumuz, yeterince kola ve fantamız vardı. Host beklentilerimin üzerinde bir servis verdi diyemem, ama kendinden beklenen tüm görevleri yerine getirdi. Mükemmel bir hizmet aldığımı söyleyemesemde 3 sene önceki muavinle karşılaştırıldığında çok daha profesyonel olduğunu söyleyebilirim.
Beni asıl rahatsız eden ve bu yazıya başlığı veren konuya gelince İstanbul’a gelene kadar yol üzerinde en az 10 defa durarak yolcu alınıp, indirilmesi oldu. Bunların kimisi yol üzerinde, kimisi merkezlerin içerisindeki Kamil Koç acentalarının önünde, kimisi ise başka firmaların acentalarının önlerinde oldu. Kamil Koç acentasının önünden binenler oldu dediysem bunların planlı yolcular olduğunu zannetmiyorum. Bursa civarında bir Kamil Koç acentasının önünden alınan iki yolcunun ikiside biletli yolcu değildi. Biri İstanbul’a birisi Yalova’ya gidecek olan yolculardan ücret otobüs içerisinde alındı (Yalova 5 YTL imiş) ve host’un bilet kesip getirdiğini de görmedim. (Varan ve Ulusoy’da bu şekilde yolcu alındığınıda görmediğimi belirteyim) Daha sonra bu yolculardan birini Yalova’da “Lux Yalova Seyahat” firmasının derme çatma kulübesinin önünde bırakıp 2 biletsiz yolcu daha alarak yolumuza devam ettik. (Onlara da bilet kesildiğini görmedim) Bunun dışında yoldan aldığımız ve bıraktığımız yolcular biletli yolculardı. Eskihisar’da feribottan indikten sonra, otoyola çıkar çıkmaz Yalovadan binenlerden birini bırakıp yolumuza devam ettik (İnmeden önce şöförün yanına giderek birşeyler söyledi, bunu görünce dolmuş ve minibüslerdeki “müsait yerde inebilirmiyim kaptan” repliklerini hatırladım.)
1) Varan ve Ulusoyla yaptığım seyehatlerde (Boss’la hiç yolculuk yapmadım) başıma böyle bir olayın gelmemiş olmaması tesadüf.
2) Ataşehirde Kamil Koç merkezi olarak indiğim yer, ve seyehat ettiğim otobüs Kamil Koç adını kullanarak insanları kandıran birilerine aitti ve ben yine kazık yedim.
Eve dönüp annem ve babama Kamil Koç’la yaptığım yolculuğun dolmuş yolculuğundan farksız olduğunu anlattığımda ise Pamukkale olarak bildiğim ve asla yolculuk etmeyeceğim o firmanın Kamil Koç olduğunu öğrendim ve “Kamil Koç’a binilir mi, Ulusoy’la gelseydin” şeklinde küçükte bir azar işittim. Bundan sonra büyük sözü dinleyeceğim ve Kamil Koç’la yolculuk yapmayacağım.
Not: Kamil Koç yetkilileri ziyaretimle ilgili ayrıntılı bilgi almak isterlerse iletişim bilgilerimi “Kimsiniz siz” sayfasında bulabilirler.
Bu yazıyı yazdıktan kısa süre sonra kara’nın blogunda Kamil Koç’un web sitesi ile ilgili yazmış olduğu Kamil Koç Web Sitesindeki Olumsuz Deneyimlerim başlıklı yazıyı okudum. İlginizi çekebileceğini düşünerek buraya ekliyorum.
Kardeşim konu bulamıyosan bendeki birikmişlerden vereyim. Ne bu böyle aynı şeyleri yazıyoruz? :)
Ben 10.06.2005 tarihinde BOSS turizm’e ait Yüksel Uçarkuş yönetimindeki Antalyadan,İstanbula giden otobüste yolcuydum otobüs eskişehirde zincirleme trafik kazasına karıştı beş kişi öldü yedisi ağır onbir kişi yaralandı.Gazete ve tvlerde hatalı sollamayla gelen facia diye çıktı bu trafik katliamında ben ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldım ve sayısız ameliyat geçirdim aylar sonra kendime gelebildim BOSS turizm hiç bir sağlık masrafını karşılamadı kendini halka elit,GÜVENLİ.lüks diye lanse eden bu firima insanları mağdur etti esefle ve şiddetle kınıyorum.Yüce Türk adalatinde BOSS turizmle hesaplaşıcaz saygılarımla esen kalın kazazede Doğukan Kalkan
kardeşim siz kamil koç’un ayrıcalığını bilememişsiniz adamlar ne güzel göstere göstere getirmişler seni gideceğin yere yeni yerler tanımışsın daha ne allah allah 80 yıllık firmaya bu şekilde lekeler atmak yakışmıyo kimseye ok herkese iyi yolculuklar iyi günler hepinize…
Esprili yorumunuz için teşekkür ederim. Yorumunuzu farklı bir yazıya yapmışsınız, bu yazı ile ilgili olduğu için buraya taşıdım.
Aslına bakarsanız haklısınız, geze geze gelmiş oldum, bir dahaki sefere Eskişehir üzerinden falan giderlerse oralarıda görmüş olurum. İyisi mi ben hep Kamil Koç’u tercih edeyim. :)
merhabalar,
ben boss turizmde hostes olarak çalışıyorum ve size belirtmek isterimki bu işe başlamadan daha önce rakip firmalarla(ulusoy,varan)(kamil koçu rakip olarak görmüyorum bile) çok seyahat ettim ancak hiç bir seyahatim konforlu geçmedi daha sonra bossta çalışmaya başladım ve otobüsler hakkında daha fazla teknik bilgiye sahip oldum..arabalarımız son derece güvenlidir ve belli bir hıza geldiği zaman otomatik olarak hızı kilitlemektdir.geçen sene yaşanan talihsiz kazada herkes gibi bizde bu üzüntüyü yaşadık ancak bilindiği gibi bu herzaman tekk taraflı olmuyor sonuçta yollarda çok fazla sorumsuz sürücü var.ayrıca uçaklarında çok güvenli oluğu söyleniyor ama onlarda arıza yapıp düşebiliyor.. ayrıca bossla seyahat eden yolcular kendilerini evde gibi rahat hissedebiliyorlar ve her türlü isteklerini bize rahatlıkla söyleyebiliyorlar..bossla seyahat etmenizi tavsiye ederim..
merhaba BOSS turizm hakkında yazdığım yoruma cevap niteliği taşıyan bir yorum yazılmış boss turizmde yolcu olarak bulunan sekiz yolcunun kazada bir çok yeri kırılmıştır ve en az bende dahil hepsi sayısız ameliyat geçirmiş olup aylar sonra hastaneden ayrılabilmişlerdir beş kişinin ÖLDÜĞÜ bu trafik katliamında BOSS turizm tarifi mümkün olmayan VASAT VE YASAL OLMAYAN bir politika izlemiştir.Boss turizm yönetim kurulunun gönderdiği özür ve açıklama mektupları bile tam bir skandaldır boss turizm dahil kazaya karışanlara benim tarafaımdan sekiz dava açılmıştır.Ve bu dava sonuçlandığı gün tüm medya ve basın kuruluşlarına fakslanacak ve kamu oyuna duyurulacaktır.Bu yorumuma yazılacak en ufak kelimede yorum yazanda dava edeceğimi belirtirim..
ben de en son kamil koçla ortacaya gidip geldim.giderken 13 saaatte gelirken ise 16 saatte geldim 3 saat nereye mi gitti?
kaza olmaması için şöferin herhalde 20 ile gitmesinden kaynaklandı bana kalırsa yolda yok gerçi onların yapıcağıda bi yere kadar ama gerçekten çok yavaştı.olabilir böle şeyler arkadaşlar. bence biraz insafsız yazılar yazılmış.kamil koçun o kadarda kötü bi firma olduğunu düşünmüyorum yine de.standart bi hizmet sunuyorlar fiyatıda da ona göre belirliyorlar.fazla parası olan binmesin gitsin boss,ulusoya gitsin.bu kadarda insafsız yazılar yazmak bence fazla sonuçta hizmet sektörü zor bir sektördür unutmamal lazım.
KAMİK KOC firmasının bayramın ilk gununde yapmıs oldugum seyahatte bir kaza gecirmiş olmamdan dolayı bu yazıyı yazıyorum. Yaklasık 120 metre suruklenen bir otobüs düşünün ve olayın ne kadarda korkunc oldugu siz karar verin fakat asıl korkunç olan iddialar ve gercektende küçümsenecek gibi degil bizim otobüsümüz ne fren yaptı ne de sarsıldı direk bi sesle uyandık ve polislerin yaptıgı arastırmada otobüs şöförunun uyudugu idi. Kamil koc bu olayı nasıl açıklar bilmem ama lütfen herkes kamil koçtan bilet alırken dikkatli olsun ve bir kere daha düşünsün
selamlar bende hep nilüfer ile seyehat eden biriydim. Kaliteli bi hizmet anlayışları vardı. vardı diyorum çünkü artık devlet el koyduktan sonra değiştiler adamlara devlet güvencesimi geldi ne:) neyseki sonra kamil koçla seyehata başladım genelde bursa istanbul arasında takıldığım için :) ve mesafede kısa olduğundan rahat gidiyorum servisleride iyi hatta nilüferden çok çok daha iyi. ve araç 90 km yi geçmiyor buda güzel nülüfer 110 dan aşağıya düşmez :) şu ana kadarda bi kazada geçirmedim allaha şükür. yani kamil koç iyi artık araçlarıda eskisi gbi külüstür değil. yabana atmayın bence..
“ULUSOY FİRMASI” Lütfen cevap 19.02.2007 günü Edremit’ten 12.30 çocuğumu Ulusoy yazıhanesinden aldığım 26 no’lu biletle İzmit’e yolcu ettim. Bursa molasında çocuğum beni arayarak, kaptannın İzmit’e uğramayacağını söylediğini iletti. Büyük bir şaşkınlık, kızgınlık ve öfkeyle Edremit’teki yazıhaneye gidip durumu ilettiğim de, bileti aldığım görevli kaptanla irtibata geçerek böyle bir aksaklığın yapılımayacağını ifade etti. Çocuğumu tekrar aradığımda kaptan “mağdur olmamanız için İzmite uğrayacağım” demiş. Otobüs firması, hareket saati, yolcu adı, hepsini açık açık belirttim. Burada bunları yazmadan ULUSOY sayfasına girip konuyu açabileceğim bir muhatap aradım. Verdikleri “444 1 888″ no’lu telefon sürekli meşgul. Şimdi merak ediyorum, koca Ulusoy firması bu sorumsuz, gayri ciddi kaptanın bulup, gerekli açıklamaları yapacak mı? Bize ve çocuğuma o günkü yaşattığı üzüntünün, stresin bedelini ödeyecek mi? Yoksa “bunlar zaman zaman her firmada olabiyor” mu diyecekler. Ancak unutmayın siz her firma değilsiniz. Ben öncelikle kolayca iletişim kurabileceğimiz imkanlar sunmalarını, böyle durumlarda anında haberdar olarak gerekenlerin yapılmasını diliyorum.
Bu olayı tatmin olucu cevap alıncaya kadar gerekli bütün yerlere iletmeye kararlıyım.
Saygılarımla.
firmaların birbirinde sadece ufak tefek farkları var kazalar ise bireysel durumlar bunları firmalara yüklemek anlamsız olur en ucuzu hangisiyse onu tercih edin derim alt tarafı alıcağınız kola yiiceğniz kek deişir:)
Merhaba ben tarihi tam olarak hatırlayamıyorum ama eskişehirden 34 dr0799 plakalı araca bılet aldım ve araca bındım aractakı muavın ve şöföerler dahıl hepsı güleryüzlü bu işi gerçekten benımsemıs insanlar adını tam hatırlayamadıgım muavın ve otobus şöförüne çok tşkür ediyorum hızmetlerınden dolayı tşkür ediyorum sonrakı günlerde farklı bır yolculugumda karşılaştıgım muavın eskişehir bursa seferımde ismi erkan soyadı ınanın aklımda değil benı ve dıger yolcuları en ıyı sekılde karsıladı hızmet verdı emeklerınden dolayı tşkür ediyorum 16 fn 767 olması lazım plakası da gerçekten hizmetıyle ve yıllardır kusursuz hızmet veren bu fırmayı karalamak cok ayıp bence ve ınanın sayın yetkılı kişiler bu tür personel eğitimi verdıgınız ve gercekten işini tam anlamıyla laıkığle yerıne getıren personelıyle hep bır adım öndedır tekrar tşkürlerimi sunmaktan memnunıyet duyar kalıtelı ve kusursuz hizmetlerınızın devamı dılerım
siz artık iiice şımarmışsınız yolculuk yapmak için değil ikramdan yemek için arabaya biniyosunuz önceden bi tek uludağ vardı bikmem bindinizmi ve en büyük firma onlardı muavin kafasına göre takılırdı artık kamil koçta öle bişee yok herkez enn iii hizmeti vermek için elinden geleni yapıyo ama bizim sonradan görme şımarık yolcularda beyenmemek için elinden geleni yapıyolar bence elinizi vicdanınıza koyun 80 yıllık çok profosyenel bi firma
Aslında yazının başlığını görünce hiç şaşırmadım. Mesele burada A firması veya B firması değildir. Mesele tamamen kurumsallaşma ve müşteri menuniyeti yönetimi olmadığından kaynaklanıyor. Ben sürekli Bursa-İstanbul arası yolculuk yapan birisiyim. Muhtelif zamanlarda Kamil Koç ile yolculuk yaptım. Yaptığım yolculuklar tamamen mecburiyetten kaynaklandı. Bir defa kullandıktan sonra bir daha kullanmayı istemedim. Hostlar insan ilişkileri konusunda yetersiz. Aynı şekilde kaptanlar biraz sorumsuz ve insan taşıdıklarının farkında değiller. Nilüfer Turizm bu alanda yeni bir firma sayılmasına rağmen aynı Ulusoy, Varan ve BOSS gibi standartlaşma yoluna giderek rakibine bu alanda fark atmıştır. Aynı şekilde yolculuklara karışan gizli müfettişler de hizmet kalitesinin kontrolünü sağlıyordu. Sonuç olarak ülkemizde kendini köklü atfederek acemice davranan bu tür şirketleri kınıyorum. İnsanları sadece yürüyen banknot olarak görmeleri beni ayrıca sinir ediyor.
29,25 YTL sizin otobüsü kullanmak için ödediğiniz ücret, kalan 0,75 YTL ise kaza sigortanız için ödediğiniz ücrettir.
Kamil Koç ile bir-kaç defa (mecbur kaldığım için) yolculuk yaptım, hepsi de bir felaketti.
Bir kez; muavin olduğunu sonradan anladığım kişiye kalkış saatini sordum, “şimdi kalkıyoruz abla” dedi. Harem’deyiz. Bilet alayım, dedim. Gerek yok abla, dedi. Bilet (atıyorum) 20 YTL, 17 verin geçin dedi. Otobüs kalkıyor. Bilet kesecek sandım içerde. Yok. Elden para verdim, o kadar. Aklınızda bulunsun muavinden alırsanız bileti ucuza geliyo :)
Bir defa Ankara’dan İstanbul’a gidiyoruz. Ön koltukta oturuyorum. Şoför dağın başında, bir köprünün altında durdu. Allah allah ne oldu acaba derken, köprünün altında, yolun dışında siyah bir Şahin’den bir adam indi. İçinde 4 kişiler. Bizim şoför zuladan, siyah bir poşete sarılmış, Rakı olduğu besbelli bir şişeyi alarak otobüsten indi, o araca bindi. O araçtan inen adamda geldi, şoför koltuğuna oturdu ve yola devam ettik. Bu otobüs geri dönene kadar bizim şoför orda demlenecek besbelli.