Lipar tarafından yazıldı
Yunan mitolojisinde yoldan geçen herkese bilmeceler sorup, sorduğu bilmeceyi cevaplayamayanları öldüren Sfenksten bahsedilir. Sfenks esasında basit bir bilmece sormaktadır ve bilmecesi de şöyledir: sabahleyin dört ayak öğle vakti iki ayak akşamleyin ise üçayak olan canlı nedir? Bilmecenin doğru cevabını veren bir kişi olmuştur: Oedipus… Sfenks bunun üzerine kendini bir uçurumdan aşağı atmıştır. Bilmecenin cevabı insandır. Sabah çocukluğu, öğle yetişkinliği ve akşam da ihtiyarlığı betimlemektedir.
Yunan mitolojisinde yoldan geçen herkese bilmeceler sorup, sorduğu bilmeceyi cevaplayamayanları öldüren Sfenksten bahsedilir. Sfenks esasında basit bir bilmece sormaktadır ve bilmecesi de şöyledir: sabahleyin dört ayak öğle vakti iki ayak akşamleyin ise üçayak olan canlı nedir? Bilmecenin doğru cevabını veren bir kişi olmuştur: Oedipus… Sfenks bunun üzerine kendini bir uçurumdan aşağı atmıştır. Bilmecenin cevabı insandır. Sabah çocukluğu, öğle yetişkinliği ve akşam da ihtiyarlığı betimlemektedir.
Yüksek lisans derslerinden biri olan Stratejik Yönetimin finalinde aklıma gelmişti bu bilmece ve bir sorunun da cevabı olmuştu. Soru yapı stratejiyi takip eder söylemini açıklayın diyordu. Önce nasıl bir giriş yapsam diye düşünürken bir anda bu bilmece geldi aklıma.
Stratejik yönetimde alınan kararların uygulanması için bir takım şartların sağlanması lazımdır. Özellikle firmaların geleceklerini stratejilerle şekillendirdiği düşünülürse bu kararların ve programların uygulanması stratejilerin hayata geçirilmesi için olmazsa olmazdır. Stratejilerin uygulanması için de öncelikle uygulayıcıların durumunun uygunluğu gerekmektedir.
Organizasyonlar için insanların hayat eğrisine benzer bir hayat eğrisi çizilir. Bu eğri doğma, büyüme, olgunlaşma, zayıflama ve ölümden oluşur. Organizasyonlar da insanlar gibi bu eğrinin her noktasında farklı stratejiler ve farklı stratejiler neticesinde farklı yapıları benimserler.
Şimdi bir bebek düşünelim emekleyen… Bütün vücuduyla bir hedefe doğru yol almaktadır. Bütün vücut bir olmuş ayaklanmaya çalışmaktadır. Sonra yavaş yavaş iki ayağı üzerinde durmaya çalışmalar, çalıştıkça düşmeler kalkmalar..hep bir uğraşı, hep bir çaba ta ki ilk adımı atana kadar… Sonra ilk adımlar..bir iki üç derken yürüme koşma..ve artık hep iki ayak üstüne hayat boyu durmaya çalışma…
Bu bebek örneğinde görüldüğü gibi yapı stratejiye uyum sağlamak durumunda kaldı ve değişti. Yürümek dahası sürekli ilerlemek bir strateji olarak düşünüldüğünde emekleme, iki ayaküstünde durma da birer yapısal değişiklik olarak algılanabilir. Çocuk iki ayağı üzerine durduğunda yürüyebildiğini fark etmemiştir tam aksine yürümek için iki ayağı üzerinde durması gerektiğini fark etmiştir ve emeklemekten kurtularak iki ayağı üzerinde yürümeye koşmaya başlamıştır. İnsan her zaman genç olamıyor maalesef. Uzun yıllar bütün vücudu taşıyan o iki ayak gün oluyor üçüncü bir ayağa bir bastona ihtiyaç duyabiliyor. Yapı tekrar değişiyor. Stratejiye yeniden uyum sağlıyor.
Yapılar stratejilere uyum sağladığı sürece stratejiler uygulanabilir, hayata geçirilebilir. Yapı stratejinin gereklerini yerine getiremiyorsa atıl kalır ve maalesef atıl kalan bir yapı da günümüzün rekabetçi şartları altında hayatta kalamaz. Hele hele artık teknolojinin hızına yetişmenin imkânsız olduğu, teknolojinin sadece insanları değil bütün bir çevreyi etkilediği bir çağda yapının son derece esnek olması, değişime olabildiğince çabuk cevap verip adapte olabilmesi gerekmektedir. Bu değişime uyanlar kazanacak olanlardır